YEREL BASININ REKLAM SİMSARLIĞI
,

M.SALİH GEÇKEN
vanradikal@hotmail.com -Yerel Basının Reklam Simsarlığı
Van’daki yerel basının belli bir bölümüne adeta yerleşmiş olan “para odaklı gazetecilik” anlayışı, ne yazık ki bir kez daha üstelik bir istişare toplantısında en çirkin yüzünü gösterdi.
Ak Parti Van Tanıtım ve Medya Başkanı Hüseyin Demirkıran’ın davetiyle “Basın ve Medya Buluşmaları Toplantısı”na, biraz da kardeşimin yönlendirmesiyle katılım sağladık. Ancak toplantı sırasında tanıklık ettiğim bazı ifadeler, mensubu olduğum basın camiası adına son derece üzücü ve bir o kadar da düşündürücüydü, demek yanlış olmayacaktır.
Bir siyasi partinin, bir sivil toplum kuruluşunun ya da herhangi bir kurumsal yapının gerçekleştirdiği toplantılara “istişare” adı veriliyorsa, orada fikirlerin konuşulması, sorunların tartışılması ve çözüm yollarının aranması beklenir. Ancak gelinen noktada bazı sözde gazetecilerin bu tür toplantıları dahi kişisel maddi beklentilerinin zemini haline getirmesi, mesleki yozlaşmanın hangi seviyeye ulaştığını açıkça göstermektedir.
Toplantı sırasında kendisini gazeteci olarak tanımlayan bir kişinin yüksek sesle, “Sizin yönetim bayram reklamı vermiyor” diyerek doğrudan maddi beklentisini dile getirmesi; gazetecilik adına değil, küçülmüş bir anlayışın, sıradanlaşmış bir çıkar beklentisinin dışa vurumundan başka bir şey değildir.
Gazetecilik; kamu adına soru sormaktır, toplum adına denetlemektir, hakikatin peşinden gitmektir. Gazetecilik, siyasi partilerin ya da kurumların karşısına geçip reklam talep etmek değildir. Hele bunu kamuya açık bir toplantıda, tüm meslektaşları zan altında bırakacak şekilde yapmak, basın mesleğine doğrudan zarar vermektir.
Buradan bir çağrım da Gazeteciler Cemiyetinin değerli yönetimine olsun. Sizden ricam öncelikle kendi üyelerinize, bir basın toplantısında ya da istişare programında yüksek sesle reklam istemenin ne kadar utanç verici bir davranış olduğunu anlatın. Bunun gazetecilikle değil, meslek etiğinin çöküşüyle ilgili olduğunu öğretin.
İşin en çıkmaz tarafı böylesine utanç verici bir duruma müdahale etseniz ayrı bir sorun, sessiz kaldığınızda ise vicdanınızın sesi içinizi kemirip duruyor.
Elbette bir kurumla program sonrasında bireysel görüşmeler yapılabilir, reklam talebi özel zeminde iletilebilir. Buna ne benim ne de kimsenin itizarı olmaz. Ama öyle ulu orta gazeteciler adına reklam istemek ne kimsesin hakkı nede haddidir.
Gazeteciler adına, meslek onurunu hiçe sayarak reklam istemek en zarif ifadeyle büyük bir talihsizliktir.
Halk adına olan gazeteciliği korumak bu sektörde bulunan herkesin sorumluluğudur.
Selametle kalın.

