Van’a Biraz Hakkâri Lazım
.

M.SALİH GEÇKEN
vanradikal@hotmail.com -Van’a Bir Hakkâri Lazım
Yıllar önce ilk gidişimde yaşadığım bir olaydan dolayı bir daha gitmemeye neredeyse yemin ettiğim kadim şehirlerden Hakkari’ye ikinci gidişimde birçok düşüncem tamamen değişti. Heybetli Sümbül Dağı ve doğaya hayat veren Zap Suyu’nun ötesinde, kentin güçlü kültürel aidiyetini, misafirperverliğini ve dikkat çeken kültürel milliyetçilik ruhunu da yakından görmüş oldum.
Kısa süre önce, Eğitim Kültür ve Sanat Federasyonu olarak Hakkâri Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Musa Gençcelep ile gerçekleştirdiğimiz görüşmede, birlikte bir program yapma teklifimiz hocamız tarafından memnuniyetle karşılanmıştı. Geçtiğimiz hafta bu düşünce hayata geçirilmiş oldu.
Hakkâri Üniversitesi öncülüğünde düzenlenen 1. Edebiyat Günleri kapsamında öğrencilerle buluşmak amacıyla bizler de kitap standı açarak etkinlikte yer aldık. Mini kitap fuarıda diyebiliriz. Üniversite kampüsünde mezuniyet töreni dolayısıyla öğrencilerin hazırladığı renkli stantlar, gençliğin enerjisini ve üniversitenin canlı atmosferini yansıtan güzel detaylardı.
Rektör Sayın Musa Gençcelep’in talimatları doğrultusunda bizlere gösterilen yakın ilgi, samimi çaba ve her ayrıntıya gösterilen hassasiyet karşısında yalnızca memnuniyet değil, aynı zamanda mahcubiyet de hissettiğimizi ifade etmeliyim.
Hakkâri Üniversitesi’nin ev sahipliğinde ziyaret ettiğimiz Ağaç Dibi Şelalesi ve tarihi Meydan Medresesi ise bölgenin doğal ve kültürel zenginliğini tüm ihtişamıyla ortaya koyuyordu. Özellikle Meydan Medresesi çevresindeki temizlik, güllerle bezenmiş peyzaj düzenlemesi ve tarihi yapıya gösterilen özen gerçekten takdire şayandı. Açık söylemek gerekirse, medresenin etrafındaki bu estetik anlayış Van’daki tarihi yapılar için örnek olmalıdır.
Tarihi Meydan Medresesinin güllerle donatılmış bahçesine kitap standının kurulması ruhumuzdaki tüm yorgunlukları alan ruhitasyon (terim bana ait) oldu.
Hakkâri insanında dikkat çeken bir diğer yön ise, kente yönelik yapılan en küçük eleştiriye karşı gösterilen güçlü refleks. Hakkâri’de kültürel milliyetçiliğin hâlâ dipdiri olduğunu görünce, Vanlıların bir araya geldiklerinde çoğu zaman Van’ı eleştirmek hatta adeta kendi kentini değersizleştirmek için ortaya koydukları pratikler o an bir film şeridi gibi gözümün önünden geçti. Van’daki güçlü Hakkârili dayanışmasının da biraz bu aidiyet duygusundan kaynaklandığı kanaatine vardım.
Hakkâri’deki kültürel milliyetçilik anlayışı ve güçlü aidiyet bilinci, örnek alınması gereken önemli bir toplumsal duruşu yansıtmaktadır. Vanlılara örnek olmalıdır.
Abartıya kaçmadan, Van’ın da kültürel aidiyet ve kent bilinci konusunda Hakkâri’den öğreneceği güçlü psikolojik motivasyon olduğunu söyleyebilirim.
Hakkâri Üniversitesi’nin ev sahipliğinde geçirdiğimiz iki günlük ziyaret, tüm şair ve yazarlarımızı ziyadesiyle mutlu ederken; üniversitenin samimi ev sahipliği ile Hakkâri’nin doğal ve tarihi güzellikleri hafızamızda derin izler bıraktı.
Azda olsa var olan önyargılar kırılırken, Hakkari’ye dair güzel duygularda geri döndük.
Bu vesileyle, her türlü özveriyi gösteren Hakkâri Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Musa Gençcelep’e, bizlere mihmandarlık yapan Fecri Hocaya, Hakkari'li yazarlara ve isimlerini tek tek sayamadığım değerli akademisyenlere Eğitim Kültür ve Sanat Federasyonu üyesi yazar ve şairler adına teşekkür ediyorum.
Kentin kültürel değerleri ve göreneklerine saygıda, “Van’a biraz Hakkâri lazım.” diyebilirim.
.

