Van'daki En Büyük Ahlaki Hastalık
.

M.SALİH GEÇKEN
vanradikal@hotmail.com -2025 Yılının En Büyük Hastalığı
Kimileri farkında olmasa da dünya hayatında en büyük kötülüğü kendisine yapıyor.
Edremit Belediyesi'nde sözleşmesi imzalanmayan kişilerle ilgili haber yapmak için yaptığım araştırmalarda karşılaştığım manzara "ŞOK ETTİ" diyebilirim. Daha torpilli AKP'lileri koruyup 6 işçiyi atan DEM'i yazacaktım, manzara AKP'lileri yazmaya itti.
AK Partili belediye;
Ak Parti Milletvekilinin danışmanını işe alıyorsa.
AK Partili Belediye Başkanının kızını işe alıyorsa…
AK Partili Belediye Başkanının yeğenini alıyorsa…
AK Parti İl Başkanının yeğenini işe alıyorsa…
Birçok AK Partili siyasinin yakının işe alıyorsa...
Kayyım döneminde makamlar bu torpilliler arasında paylaştırılıyorsa…
Birçok kişiye birden fazla görev veriliyorsa…
Allah aşkına söylermisiniz? Çocuklarımıza;
Dürüstlüğü...
Ahlakı...
Erdemi...
Onurlu yaşamayı ve ötesini nasıl anlatalım.
Yada hangi inançla düzelebileceğine inandıralım?
Oğlumun Ankara’da bir kafede çalışıyor olması, onuru, erdemi ve izzeti anlatmama hiçbir zaman engel olmadı. Gençlerin bile yüzlerce kez şahit olduğu torpil düzeni, o konuyla ilgili anlattığım her şeyi maalesef boşa çıkardı. Oların da şahit olduğu torpil ve iltimas, toplumu resmen esir almışken, torpil ve iltimasın kötü ve kaka bir şey olduğunu anlatmak çokta etkili olmadı. Her yerde torpil, her yerde iltimas olduğu hakikati bu kadar ortadayken; “delilik çağı” diye adlandırılan bir dönemde yaşayan gençlerimize “torpil kötüdür” gerçeğini nasıl kabul ettireceğiz?
Yeteneksiz ve kabiliyetsizler torpille orada burada iş bulurken; bizim çocuklarımızın “Baba, bir tek Müslüman biz miyiz?” tepkisi haksız bir tepki mi? Oğlumun, çalıştığı kafeye çay içmeye giden Van Milletvekili …’ne hizmet etmesi gayet normalken, baba falankeste işe girmiş, tepkisiyle her şey anormalleşiyor.
Hakka riayet etmenin bir zorunluluk olduğuna inanarak yaşayan insanların, evlatlarıyla yaşadığı çatışmanın temel nedeni de yine torpilcilerdir. Onlar yetmiş yedi sülalelerine imkân sağlarken, gençlerin “baba bize ne yaptın” demesi kaçınılmaz hale geliyor. Torpile yönelik bu gayri ahlaki düzenin en büyük mağdurları, torpile yönelmeyi kendine yakıştıramayanlardır.
Bana göre 2025 yılının en büyük hastalığı torpil ve iltimastır.
Kimileri yetmiş yedi sülalesini işe yerleştirirken, gerçekten işe ihtiyacı olan, erdemli bir yaşam sürme arzusu taşıyan gençlerin işsiz kalması; toplumsal travmayı çok daha derin ve tehlikeli bir boyuta sürüklemektedir. Bu adaletsizlik devam ettiği sürece, yarınlar bu günlerden daha iyi olmayacaktır.
Sözde %99'u Müslüman olan bu toplumun az iyilerine hatırlatmak gerekirse;
Kıyamette, “Niçin böyle yaptın?” sorulduğunda, “Ben siyaseti düşünüyordum, belediye başkanı yada milletvekili olmak istiyordum, güçlü insanlara ihtiyacım vardı; onların dediklerini yaptım, söylediklerini işe aldım” ya da “İktidardaki siyasilerin isteğini yapmak zorundaydım” diye cevap verenlerden; Rabbimiz razı olacak mı?
SON SÖZ YERİNE:
Ölümü ve ötesini düşünmek için çokta dindar olmaya gerek yok. Sadece akıllı Müslüman olmak yeter. Kabirde ve öte alemde "işe daha fazla ihtiyacı olanlar varken, daha az ihtiyaç sahiplerini neden işe aldınız" sorusundan sonra, torpille işe giren zengin bebeleri yardıma koşacaksa EYVALLAH.
