08 Şubat 2026 - Pazar

Van’ın Altın Siklet Kategorisinde Yer Alanlar

.

Yazar - M.SALİH GEÇKEN
Okuma Süresi: 6 dk.
M.SALİH GEÇKEN

M.SALİH GEÇKEN

vanradikal@hotmail.com -
Takip EtGoogle News

Van’a hizmet eden BÜROKRATLARI kategorize edip sikletlere ayırdığımızda, “Altın Siklet Kategorisi”nde yer alan isimlerin Münir Karaloğlu, Ozan Balcı ve Fatih Çiftçi olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Gümüş ve Bronz Sikletlerinde yer alan isimlerin hizmetlerini de unutmamak gerekir. 

Sayın Münir Karaloğlu’nun Van Valiliği döneminde hayata geçirdiği çalışmalar, o güne kadar kentte pekte alışık olmadığımız ölçekte ve nitelikte hizmetlerdi. Sayın Fatih Çiftçi’nin Gümrük ve Ticaret Bakan Yardımcılığı sürecinde, başta Kapıköy Sınır Kapısı olmak üzere yürüttüğü çalışmalar  kentin ekonomisine güç katan hizmetlerdi. Ozan Balcı’nın ortaya koyduğu ve bir kısmı devam hizmetler sayfalara sığacak icraat yekûnunu oluşturur.

Hafta içi bir davet vesilesiyle bulunduğum Valilik Makamında, hizmetlerin tek tek anlatıldığı bir brifinge tanık olmak, alışkın olduğum bir durum değildi. Öyle anlar oldu ki, içimden “Ne zaman bitecek?” beklentisine girdim. Vali Bey bir anlığına başka bir konuya dalacak olsa, hemen solumda bulunan Tuşba Kaymakamı Sayın Musa Göktaş’a dönüp “Kaymakam Bey, biraz kısaltsak olmaz mı?” demeyi bile düşündüm. Gelgitler arasında "Hizmetle Adam Dövmek"  kavramını literatürüme kazandırmış oldum.  

Vali Ozan Balcı, hangi açıdan bakılırsa bakılsın, yaptığı çaışmalarla Van'ın hizmet albümüne derin iz bırakan bir bürokrattır. Van’da kayyım olarak görev yapan valiler arasında, ortaya koyduğu icraatlarla açık ve belirgin bir fark oluştursa da hizmet zincirinin toplum tarafından çokta bilinmiyor olmasının bir eksiklik olduğunu söylemek zorunda kaldım.Tavuk küçük bir yumurta için tüm mahalleyi ayağa kaldırırken, anlatımı insanı sıkacak kadar zaman alan hizmetlerin halkın gündemini sokulmamış olması ilgililerin zamansızlığından olabilir.  

Bizzat Vali Bey’e de ifade ettiğim ve farklı ortamlarda dile getirdiğim çalışmalar bir övgü değil; hizmet için zaman ayıran, proje üreten ve çalışmaları yakından takip edenlerin hakkını teslim etmenin bir zorunluluğudur. Vefasızlığın, ahlaksızlıktan beslendiğine inanırım. Hakkı teslim etmek insanı zorunluluktur. 

Yapılanları görmezden gelmek, ahlaki bir körlük olduğu gibi; bir yöneticiyi hatasız görmek de doğru değildir. Çok iş, hata ihtimalini artırır. İstek dışı insan kaynaklı hatalarla, anlaşıldığında geri dönülen hatalar masumiyet karinesiyle değerlendirilebilir. Hatalarla mücadele erdemli bir davranış olduğu gibi  toplumsal refleksi  deşifre etmek ultra faydalı takım arkadaşlığıdır. Yanı başında "Efendim" eleştiri yarışında "Ne bileyim" psikolojisi en sinsi düşmanlıktır. Menfaat düalistliği, inanç düalizminden aşağı bir melanet değildir. 

Negatif sinerji kontrolsüz bir şekilde büyüdüğünde kısa sürede büyük kayba neden olur. Kolu kırıp yeni çıkarmak, yaşanacak depremin etkisini azaltır. Her tülü birikintinin yıkıcı riski ve etkisi daha fazla olur.  Küçükle uğraşmak büyükle savaşmaktan daha kolaydır. 

Daha önce davet edildiğim bir toplantıda halk ekmek fabrikası kurulmasını önermiş, toplumsal faydayı önceleyen görüşlerimi paylaşmıştım. Geçen hafta ise, bu kadar yoğun hizmetin halk nezdinde yeterince bilinmemesine bir çözüm olarak, Van’da günlük yaklaşık 400 bin kişiye ulaşan radyoların daha etkin kullanılmasını önerdim. Eğitim Kültür ve Sanat Federasyonu Başkanı olarak biliniyor olsam da ayrıca Radyo ve İletişim Yayıncıları Derneği Başkanlığı sorumluluğumda var. Bu öneriyi radyoculara karşı sorumluluğumun ötesinde, yapılan hizmetlerin yeterince duyulmamasının ciddi bir eksiklik olduğunu söylemek zorunda olduğum için bu öneride bulundum. Dinlemekten yorulduğum bu hizmetlerin bilinmiyor oluşu, “gece gündüz demeden çalış, hizmet yap; yaptığın hizmetlerin üstüne yat” anlayışını çağrıştırıyor.  "Kendin çal kendin oyna" gibi.

Bu arada, “Bu binalar, bu hizmetler bitti” sözlerinin ardından araya girip, “Sayın Valim, siz sadece binalar bitirmediniz; bugüne kadar ‘hizmet ettim’ diyerek halkı baskılamaya çalışanları da bitirdiniz,” dediğimde, Vali Bey hariç, makamdakilerin “he valla” türü içten tepkileri benim için günün en keyifli anı oldu. Ayrıca, Van’da Hüseyin Çelik’e atfedilen “okul mimarı” prestijinin, Vali Ozan Balcı’nın inşa ettirdiği 258 okul ile birlikte doğal olarak el değiştiğini söyleyebilirim.

Bir toplantının bende bıraktığı izlenimi aktardığım makaleyi Tarık Özyiğit’in, “Bence, Van’ın bazı hizmetlerden bugüne kadar yeterince yararlanamamasının temel nedeni, bu kapıların geçmişte arzu edilen düzeyde aşındırılmamış olmasındandır. Zamanında başka iller bastırdı hizmeti kaptı, bizimkiler içerde bastırdı gönülleri kapattı. Başka illerde inşaatlar yükseldi, bizim ilde kırılan kalpler tavan yaptı. Onlar kentlerine, bizimkiler kendilerine yöneldi, denebilir.” değerlendirmesiyle bitirelim.

DİPNOT YERİNE: Vali Ozan Balcı’nın yerinde olsam, haksız eleştirilerde bulunanları bu tarz brifinglere davet ederek cezalandırırım. 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları

deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu
deneme bonusu
deneme bonusu
deneme bonusu
deneme bonusu
deneme bonusu veren siteler
deneme bonusu veren siteler
deneme bonusu veren siteler
deneme bonusu veren siteler
deneme bonusu veren siteler
deneme bonusu veren siteler 2025
deneme bonusu veren siteler 2025
deneme bonusu veren siteler 2025
deneme bonusu veren siteler 2025