Kim daha güçlü ? Vanlılar mı, İranlılar mı?
.

M.SALİH GEÇKEN
vanradikal@hotmail.com -Kim daha güçlü ? Vanlıları mı, İranlılar mı?
Toplumların kriz anlarında gösterdikleri tepkilerin, inanç motivasyonu ile psikolojik ve toplumsal dayanıklılıkla yakından ilişkilidir. İnanç, insanları daha güçlü ve dirençli kılarken; seküler kabuller ise dünyaya olan bağımlılığı daha da güçlendirmektedir.
ABD saldırısından sonra “İran'dan Van’a göç akını olacak” şeklindeki yorumların, sonuç itibarıyla hem anlamsız hem de gerçeği yansıtmayan bir değerlendirme olduğunu gösterdi. Bu noktada, zorluklar karşısında "Vanlılar mı yoksa İranlılar mı daha dirençli ?" sorusu, toplumların reflekslerini anlayabilmemiz açısından önem taşıyan bir sorudur.
Van’da, Erciş merkezli ve can kayıplarına yol açan deprem sonrası yaşanan panik ve ölüm korkusu nedeniyle Van'da yaşayan birçok kişi şehri terk etmişti. Bu psikolojik refleksi gösterenlerin, ABD ve İsrail’in İran’a saldırısının ardından “yoğun göç olacak, tedbir alınmalı” şeklindeki yorumlarına rağmen sahada bunun aksine bir tablonun görülmesi, yorum yapanların kendi psikolojileri üzerinden değerlendirme yaptığını göstermektedir. Kendi psikolojileri üzerinden genelleme yorumun gerçekliklerden kopuk bilgi eksiği özgüvenin bir yanılgısı denebilir.
ABD’nin İran’a yönelik saldırıları sonrasında İran toplumunun olabilecek tepkisini yorumlayan Van'daki bazı siyasi çevreler ve sivil toplum temsilcileri, bu gelişmelerin ardından İran’dan Van’a yoğun bir göç yaşanacağını ileri sürmüştü: Beklenen göç dalgası yerine, Türkiye'nin farklı illerinden Van'a gelerek buradan İran'a dönmeleri yanılgının boyutunu gösterdi.
iki örnek olay, kriz anlarında toplumların psikolojik reflekslerinin farkını anlamak açısından önemlidir.
Terör Devleti ABD ve İsrail'in İran'a saldırısını değerlendiren bir gazeteci arkadaşımızın: “Van’da yaşayan bazı insanlar batıya gitmenin yollarını ararken, İranlıların ülkelerine geri dönmesi iki toplumun kriz psikolojisini anlamak açısından önemli bir tablo ortaya koyuyor.” tespiti önemlidir.Kriz anlarında toplumların davranışlarını etkileyen inanç motivasyonu göz ardı edilerek yapılan yorum gerçeklikten kopuk bir değerlendirmedir. İsrailliler zamanının çoğunu sığınakta geçirirken, İranlı Müslümanların sokaklarda terör devletleri ABD ve İsrail'e tepki veriyor olması toplumları anlamak için güçlü bir örnektir. (Bu önerme ismi Müslüman yaşantısı gayri Müslim olanları kapsamamaktadır.)
Bugün İran’da yaşananlara bakıldığında, tüm eleştirilere rağmen İran halkının sokaklarda sergilediği tepki ve dayanışma görüntülerinde en önemli motivasyon kaynaklarından birinin İslam inancı olduğu görülmektedir. Çanakkale Savaşı’nda askerlerin gözlerini kırpmadan ölüme koşan direnişini ayakta tutan güçlü motivasyonun İslam inancı olduğu gerçeği ortadayken, benzer bir motivasyonun İran’da da aynı etkiyi gösterdiği görülmektedir
Bu nedenle İran toplumunun ortaya koyduğu direnişi yalnızca mezhepsel bakış açısıyla değerlendirmek, sosyolojik ve psikolojik gerçekliği tam olarak açıklamaya yetmeyebilir. (Van'a gelen İranlı turistler üzerinden yapılan değerlendirmeler gerçeklikten uzak değerlendirmeler olduğu görüldü)
Savaş ortamında İsrail’de halkın uzun süre sığınaklarda kalması ile İran’da sokak gösterilerinin devam etmesi, iki toplumun inançlarına olan bağlılığı, kriz yönetimi ve psikolojik reflekslerinin farklılığını da ortaya koymaktadır. Bu farklılık, askeri direnişe güç kattığı gibi toplumsal dayanıklılık ve psikolojik motivasyona da destek olmaktadır.
ABD ve İsrail ile İran arasında yaşanan savaş birkez daha inancın gücünü ortaya koymuştur. İnanç, insanların psikolojisine, toplumsal dayanışma ve ortak kimlik duygusunu da güç katmaktadır.
Vanlıların ölüm riski daha düşük olan deprem sonrasında şehri terk etmesi; buna karşılık, ABD ve İsrail’in saldırılarında ölüm riski daha yüksek olmasına rağmen İranlıların ülkelerini terk etmemesi, bu tür olayların duygusal ve keskin yargılarla değil, sosyolojik ve psikolojik gerçeklikler üzerinden değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır.
