VANLILARIN ALGISINI ZEHİRLEMEK
.

M.SALİH GEÇKEN
vanradikal@hotmail.com -VANLILARIN ALGISINI ZEHİRLEMEK
Ölüm yıl dönümünde Ferit Melen hakkında yazılan bazı övgü dolu yazıların özellikle bana gönderilmesi, beni bir kez daha Melen üzerine yazmaya itti.
Melen düşmanı değilim. Ancak Van’da yaşayan insanların bugüne kadar yanlış bilgilerle zihinlerinin zehirlenmesine rıza göstermenin ahlaki olmadığını düşünüyorum. Bu nedenle, tarihi bilgiler ışığında Ferit Melen’i yeniden değerlendirme ihtiyacı duydum.
Ferit Melen; 1960 darbesinden sonra idam edilen Hasan Polatkan’ın yerine Maliye Bakanı yapılan, 1971 muhtırasından sonra Millî Savunma Bakanlığı ve Başbakanlık görevlerine getirilen, Van’a kurulması düşünülen üniversite fikrine “Kürdolara üniversite mi?” tepkisiyle karşı çıktığı yazılan, Türkiye’nin önemli masonları arasında gösterilen ve başbakanlığı döneminde Deniz Gezmiş'in idamının onaylandığı dönemin Başbakanıdır.
Türkiye'nin büyük masonlarından[1] olduğu yazılan Melen, Türkiye’de askeri vesayetin en güçlü olduğu dönemlerde öne çıkarılan ve görev alan bir isimdir.
Daha önce de yazdığım gibi Ferit Melen’in Van’da kalıcı bir eseri, şehre dokunan ciddi bir hizmeti ya da Van’ın geleceğine yön veren somut bir katkısı yoktur. “Van için çok şey yaptı” gibi yuvarlak cümleler yerine, tarihi vesikalarla ortaya konulacak tek bir hizmeti gösterilirse hem teşekkür eder hem de memnuniyetle yazarım.
Bu haksız isnad, Van'a hizmeti olan M.Salh Yıldız, Kinyas Kartal, Fuat Türkoğlu ve diğerlerine haksızlıktır. CHP'ye haksız övgüdür.Melen’in Van’a yönelik en büyük kötülüklerinden biri o dönem gündeme gelen üniversite fikrine karşı çıkmasıdır. Saraylı Küresini Prof. Dr. Mikail Bayram’ın "Tarihin Kuyumcusu" adlı eserinde değindiği üzere, Van’da kurulması düşünülen üniversiteye karşı gösterilen tepki, onun Van’a bakışını göstermesi bakımından son derece önemlidir.
Melen'in, "Kürdolara üniversite mi?"[2] tepkisi, sadece bir üniversiteye değil, Van’ın ilim, eğitim ve gelecek idealine karşı konulmuş bir tavır olarak okunmalıdır.
Melen, 1960 darbesi sürecinde merhum Adnan Menderes’e karşı sert tutum alan siyasetçiler arasında yer almıştır. İsmet İnönü'nün manevi oğlu görülen Melen, darbeden sonra idam edilen Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın makamına getirilmiştir.
12 Mart 1971 Muhtırasının ardından Millî Savunma Bakanlığı yapan Melen, Nihat Erim hükümetinden sonra 1972-1973 yılları arasında başbakanlık görevine getirilmiştir.
Melen'in başbakanlık dönemi, Türkiye’nin en antidemokratik dönemlerinden biri olarak kabul görür. Sıkıyönetim uygulamalarının, yoğun tutuklamaların, basın üzerindeki baskıların ve muhalefete yönelik operasyonların öne çıktığı dönemlerden biri olarak eleştirilir.
CHP ve sol çevrelerin sahiplenmeye çalıştığı Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamları da CHP’li Ferit Melen’in başbakanlığı döneminde onaylanmıştır.
Dönemim popüler gazetecisi Cüneyt Arcayürek de Melen dönemini oldukça başarısız, sönük ve etkisiz bir başbakanlık dönemi olarak değerlendirir. Birçok gazeteci ve siyasetçiye göre Melen, bağımsız, vizyoner ve topluma doğrudan fayda sağlayan bir liderlik ortaya koyamamıştır. Melen, askerin isteklerini yerine getirmekle suçlanan bir başbakandır.
Türkiye siyasetinde kendi adına kalıcı bir hizmetle anılmayan Ferit Melen, Van’da adı büyütülen ancak şehre somut bir eser bırakmayan siyasetçilerden biridir. Hamasi övgülerle yüceltilen Melen’e tarihi gerçekler ışığında bakıldığında, Van’da kalıcı bir hizmeti bulunmayan bir kişilik olarak karşımıza çıkmaktadır.
Somut verilerle ispatı mümkün olmayan iddiaları, “çok hizmet etti” gibi yuvarlak sözlerle ortaya koymak hiçbir gerçeği yansıtmamaktadır.
Melen’e yönelik en güçlü övgü ise onun dürüst bir siyasetçi olduğu yönündedir. Övgüye değerdir.
