KÖTÜLER KAYBEDECEK
.

YORUM-ANALİZ / M.SALİH GEÇKEN
vanradikal@hotmail.com -Ruh İkizi Türk ve Kürt Kötüler
Yıllardır dile getirdiğim iddiamı bir kez daha tekrarlayacak olursam; bizimle görünmelerine rağmen bizden olmayan kötü niyetli odakları ayıklamadıkça, yaraların tam anlamıyla kapanması kolay olmayacaktır.
İsrail’e ve kötülerin emellerine sırtını dayayan Kürtlük bizden olmadığı gibi, İsrail ve öteki kötülerin dostluğunu savunan Türklük de bizden değildir.
Tüm dünyayı kendi çıkarları doğrultusunda yönetmek isteyen güç odaklarının desteğiyle bir şeyler elde etmeye çalışmak, aslında güçlü olanın hedefine ulaşması için emek harcamaktan ve can vermekten başka bir şey değildir.
Ruhu kötülüğe odaklanmış, her gelişmeye bir yerlerden kulp takmayı alışkanlık hâline getirmiş çevreler, her zamanki gibi yeni süreci itibarsızlaştırmak için sahneye çıkmış durumda. Kendilerini en vatansever, en dürüst ve en akıllı insanlar gibi göstermeye çalışmaları ise artık inandırıcılığını kaybetmiştir.
Devletin kırk yıllık acı tecrübeden sonra geldiği noktayı görmeyenlerin, bugüne kadar “Ne verildi, ne vaat edildi?” türünden söylemlerle oluşturmak istedikleri algı boşa çıkınca, bu kez vatanseverlik maskesiyle süreci hedef almaya başladıkları görülüyor.
İYİ Parti’nin karşı duruşunu siyasi bir tercih olarak anlamak mümkündür. Ancak Yahudi soylunun ve farklı odakların süreci sabote etmeye dönük girişimleri, ülkenin huzuruna ve toplumsal barışına zarar verecek hamlelerine/eylemlerine ve toplumu tahrike yönelik açıklamalarına fırsat verilmemelidir.
Ülke insanının geleceğini ve ülkenin duygusal bütünlüğünü sabote edecek her eylem ve söylem, terörizm faaliyeti kapsamında değerlendirilmelidir.
Şu anki süreci AK Parti’ye bağlamak, başlı başına büyük bir yanlış ve kötülüktür. Devlet politikasını bir partiye indirgemek ne kadar dar görüşlülükse, buradan yalnızca bir partinin kazanım sağlayacağını düşünmek de o kadar fikir kısıtlılığıdır.
Elbette yeni çerçeve yasayı eleştirmek her kesin hakkıdır. Ancak kötü niyetli çevrelerin bu eleştirileri bir sabotaj aracına dönüştürmesine fırsat verilmemelidir.
Çerçeve yasa; Türkiye’nin önündeki en büyük engellerden birini kaldırma, hatalı tercihe rağmen dağda ölüme sürüklenenlerin yaşama hakkını koruma ve toplumsal birliği yeniden tesis etme girişimi olarak görülmelidir.
ABD, İsrail ve Batılı güçlerin, halkı Müslüman ülkelerdeki nüfuzlarını sürdürmek ve bu ülkeler üzerindeki sömürü düzenini devam ettirmek amacıyla istihbarat faaliyetlerini her zamankinden daha fazla artırdığı bir dönemde, Türkiye’nin iç barışını güçlendirecek her adım bu toplum için zorunlu bir ihtiyaçtır. Her onurlu Türk'ün ve Kürt'ün görevidir.
Bu süreçten rahatsız olanlar ya meselenin derinliğini kavrayamayanlar ya da halkların birbirini kırmasından fayda uman kötülerdir. Evladını, kardeşini ya da yakınını kaybedenlerin acısı saygındır ve büyük bedel ödemişlerdir. Ancak bunun dışında “biz bedel ödedik” diyerek ölümün ve çatışmanın devamını isteyenlerin sözleri Lafügüzaftır.
Türkiye her ırktan tüm vatandaşlarıyla bu güne kadar sadece kaybetti. Yetmez mi?
Kanın durmasını, ölümlerin son bulmasını ve yaşanan onlarca acılı hikâyeye rağmen bu meselenin bir şekilde bitmesini eleştirenler, en hafif ifadeyle bu toplumun acısını hissetmeyenlerdir. Bu toplumun huzurunu, kardeşliğini ve geleceğini inşa etmeye çalışanlara şu yada bu şekilde kulp takmak ve süreci sabote etmek isteyen kötülere malzeme olmak sadece kaybettirecektir.
En vatansever, en dürüst, en bilgili ve en hassas insan rolüne bürünerek konuşmak; çoğu zaman hakikati savunmaktan çok, sorunlu bir tavrın dışa vurumudur.
Selametle kalın.

