Van'daki hizmet mi? Rojava’da ki Hezimet mi?
.

YORUM-ANALİZ / M.SALİH GEÇKEN
vanradikal@hotmail.com -
Van'daki hizmet mi? Rojava’da ki Hezimet mi?
"Demokrasi mi? Kayyım mı?" tartışmalarını teğetleyerek, "Hizmetin olmadığı yerde demokrasi, ekmek bulamıyorsanız pasta yiyin" halktan kopuk önerisinin farklı bir versiyonu olduğunu söylerim.
Van özelinde DEM Partili belediyelerin çeşitli gerekçelerle hizmet üretemediklerini ifade etmelerini bir kenara bırakarak, Kamışlı (Rojava) örneği üzerinden yapılacak bir kıyaslama ile bu sosyolojinin hizmet pratiğini daha net gözlemlemek mümkündür.
PKK/DEM sosyolojisinin övgüyle dile getirdiği “Rojava Modeli”nin sanıldığı kadar iç açıcı olmadığı, SDG yönetiminde yaşanan farklı bir trajedi örneği üzerinden adeta röntgen gibi ortaya çıkmaktadır.
12 yıldır Suriye petrolünün yaklaşık yüzde 70’ini kontrol ettiği ve ABD’den milyonlarca liralık destek aldığı ifade edilen PKK/DEM Parti paydaşı YPG/SDG yönetiminin, bir valinin ortaya koyduğu hizmetin onda birini dahi gerçekleştirememiş olması, birçok gerçeği gözler önüne sermektedir.
Vali Ozan Balcı’nın bireysel çabalarıyla Van’da eğitim alanında hayata geçirilen 258 okulun onda birinin dahi, 12 yıldır Rojava’yı yönetenler tarafından yapılmamış olması; ayrıca spor ve kültürel gelişime katkı sunacak tesisler konusunda somut adımların atılmaması, söz konusu anlayışın hizmet perspektifini açık biçimde ortaya koymaktadır.
Rojava’da milyon dolarlık kaynaklara rağmen Kürt gençliğine yönelik kalıcı ve nitelikli yatırımların yapılmamış olması da bu hizmet anlayışının bir başka göstergesidir.
Van ve Rojava’da yaşayan Kürtlerin gelişimi adına ortaya konan somut çalışmalar karşılaştırıldığında, “Rojava Modeli” ve benzeri yaklaşımların, Kürt gençliğinin eğitimsel, sportif ve kültürel gelişiminin önündeki en büyük engellerden biri olduğu gerçeği daha net biçimde görülmektedir.
Düz bir mantıkla soracak olursak: Van’daki Kürt çocukları mı, yoksa Suriye Demokratik Güçleri (SDG) yönetimindeki Rojava’da yaşayan Kürt çocukları mı daha donanımlı yetişir?
Kürt çocukları ve gençleri için Van’da yapılan okul, spor alanı ve kültürel yatırımlar mı daha fazla imkân sunar; yoksa “Rojava Modeli” olarak adlandırılan ve hizmet üretme kapasitesi tartışmalı olan bir yapı mı daha fazla fayda sağlar?
Eğitim altyapısı, sosyal imkânlar ve gençliğe yönelik somut yatırımlar üzerinden bakıldığında, hangi yaklaşımın çocukların akademik, kültürel ve sportif gelişimine daha güçlü katkı sunduğu sorusu daha net şekilde ortaya çıkmaktadır.
• Vali Balcı’nın inşa ettiği 258 okulda eğitim gören Kürt çocukları mı?
• Yoksa Mazlum Abdi’nin yönetimindeki Rojava’da eğitim imkânlarından yoksun büyüyen Kürt çocukları mı?
• Vali Balcı’nın kazandırdığı spor alanlarında ve okuma salonlarında yetişen Kürt çocukları mı?
• Yoksa Mazlum Abdi’nin yönetiminde çatışmaların ortasında ölüme sürüklenen Kürt çocukları mı?
Hangi Kürt çocukları ve gençleri daha avantajlı?
Van'da yapılan okulları, spor alanlarını, kütüphaneleri, okuma salonlarını 12 yıldır Rojava'da yapamayan bir yönetim anlayışının yönetimde olmaması Kürtlere ne kaybettirir? Kürt çocukların ve gençlerin eğitimine ve gelişimine yönelik yatırım yapmayan bir yönetimin Kürt toplumuna nasıl bir faydası olur ki? Ölüme yönlendirerek mi?
,12 yıldır yönettikleri Rojava'da ellerinde bulundurdukları MİLYON dolarlara rağmen, DEM Parti'nini yaklaşık yüzde 75 oy aldığı Van'ın Özalp ilçesinde yasayan Kürt çocuklarına sunulan eğitim fırsatlarını bile sunamayanlar Kürtlere ölümde başka neyi reva gördüler.? Özalp'te yaşayan Kürtlerin gündelik yaşamda elde ettiklerini bile sağlamayanların övgüyle arzu edilmesi yaşadığımız yüzyılda çokta doğru durmuyor. Irkçılığın yaşama katkı sunmadığı bir çağda olduğumuzu unutmak sadece kaybettirir.
Milyon dolarlara rağmen Rojava'da hizmet üretmeyen bir anlayışın çeşitli bahanelerle Van Büyükşehir'de, İpekyolu'nda, Tuşba'da, Edremit'te ve diğer ilçelerde hizmet üretememesi normal değil mi? İdeolojik yaklaşım red etse de "hizmetin olmadığı yerde demokrasi" "ekmek bulamıyorsanız pasta yiyin" tepkisinin farklı bir versiyonudur.
Kayyım döneminde binlerle ifade edilecek hizmet ve yapının üretildiğini, toplumun tüm katmanlarının gündelik yaşamına katkı sunacak işler yapıldığını; DEM anlayışının yönettiği belediyelerin yüzlerce yılda yapamayacağı hizmetlerin/yapıların hayata geçirildiğini söylemek DEM'e haksızlık olmayacağı gibi kayyım da övgü değildir.
Hakkını teslim etmek gerekirse, Van özelinde kentin yerel gelişimi kayyımlar döneminde daha fazla oldu.
Dipnot yerine:
Yöntem olarak ölüm ve acı üzerinden kurgulanan bir büyüme/gelişme psikolojisi, toplumu hizmetle kazanma zorunluluğunu işlevsizleştirse de; zamanla bu mantık ve yaklaşım, kendi sosyolojisi içinde karşılığını yitirerek kaybedecektir.


