TUŞBA BELEDİYESİNDEN İDEOLOJİK IRKÇILIK
.

YORUM-ANALİZ / M.SALİH GEÇKEN
vanradikal@hotmail.com -TUŞBA BELEDİYESİNDEN İDEOLOJİK IRKÇILIK
Tuşba Belediyesi’nin Van’da düzenlediği kitap fuarına ilişkin yaklaşımı ve yaptığı açıklamalar, başlı başına Kürt milliyetçiliği üzerinden şekillenen ideolojik ırkçılık anlayışını ortaya koymaktadır.
“Kürt yazarlar” kavramının kullanıldığı organizasyonda, Kürtlerin bile kategorize edildiği bir faaliyeti kültürel faaliyetten öte ideolojik bir mesajdır.
Tuşba Belediyesinin düzenlediği kitap fuarında kullanılan kavram “Kürtçe yazanlar” şeklinde olsaydı, bu daha anlaşılabilir bir yaklaşım olarak değerlendirilebilirdi. Ancak “Kürt yazarlar” kavramını kullanarak kendileri gibi düşünmeyen, etnik olarak Kürt olan yazarları ve yayınevlerini dışlamak, Kürt ırkının malzemeleştirildiği ideolijik ırkçılıktır. .
Binlerce Kürdün ölümünden sonra sanki hiçbir şey olmamış gibi yöntem değiştirenlerin, şimdi de bu halkın kültürel bütünlüğünü hedef alan pratiklerle faaliyetler yürütmesi, kültürel bir cinayete yönelmektir.
Tuşba Belediyesinin düzenlediği bu kitap fuarıyla bir kez daha görülmüştür ki ortaya konulan anlayış, tam anlamıyla ideolojik ırkçılığın bir yansımasıdır. Kürtleri dahi ayrıştıran bu pratik ve anlayış Kürt yerliliği olmadığı gibi yeniden inşa edilmek istenen toplumsal bütünlüğü sabote etme çabasıdır.
Kürtleri dahi kendi içerisinde kategorilere ayıran bu yaklaşım, sorunlu ve problemli bir yaklaşım olmanın ötesinde kurulmak istenen toplumsal birliktelikle kaybetme korkosu yaşayanların endişeli yaklaşımı olarak yorumlanıyor. Farklı bir bakış açısına göre "Kürtlerin Kürtlerle yeniden ortak zeminde buluşmasından ve erken yaşta ölümün reva görüldüğü Kürtlerin Türkiye toplumuyla kaynaşmasından korkan kişilerin pratiklerine benzemektedir."
Toplumun yeniden umutla desteklediği bu süreçte, kültür ve sanat faaliyetlerinin insanları bir araya getirmesi gerekirken, kimlikler üzerine oturtulmaya çalışılan ideolojik ırkçılık toplumun ortak yaşam kültürüne zarar vermekte, aynı ırka mensup insanlar arasında oluşturulan sanal düşmanlığını sürdürülmesini tetikleyen bir pratik olarak görülmektedir.

