Yazı Detayı
09 Temmuz 2018 - Pazartesi 12:48
 
VE İNSAN!
YUNUS KUŞAN
 
 

VE İNSAN!

Beşerileşen insana, insan olduğunu hatırlatmak için vahiyler ve elçiler gönderilmiştir.

Nübüvvet öncesi Mekke’nin durumu göz önüne alındığında bu tez  –zannımca- daha iyi anlaşılacaktır. ‘Cahiliye dönemi’ olarak adlandırılan o dönemi birkaç örnekle hatırlamamamız gerekirse:

A-Erkekle aynı yaratılış evrelerinden geçerek, onlarla aynı hak ve hukuka sahip olan kadının bir eşya olarak kullanıldığı ve istenilmediğinde de kapı dışına rahatlıkla bırakıldığı bir dönemdir cahiliye dönemi.

B-Renklerinin farklılığından ve imkânlarının yetersizliğinden dolayı –onurlu ve şerefli yaratılan- insanın köleleştirildiği bir dönemdir cahiliye dönemi.

C-Güçlünün zayıfı ezdiği ve ona her türlü haksızlığı reva gördüğü bir dönemdir cahiliye dönemi.

D- İnsanların yanı sıra hayvanlara da her türlü eziyetin yapıldığı bir dönemdir cahiliye dönemi.

E-Tefecilerin, borçlarını verecek durumda olmayanların kızlarına el koyduğu ve bu utancı yaşamama adına kızlarını diri diri toprağa gömen babaların yaşadığı dönemin adıdır cahiliye dönemi.

F- Ahlakın, adaletin ve merhametin yok olmaya yüz tuttuğu dönemdir cahiliye dönemi.

   Evet, insan onurunun yerle bir edildiği bir dönemde veya dönemlerde gönderilmiştir vahiyler ve elçiler. Kan döken ve yeryüzünde fesat çıkaran beşere insan olduğunu hatırlatmak ve insanı değişmeyen özüne -yani fıtratına- geri dönmeye davet etmek için gönderilmiştir vahiyler ve elçiler. Anlayacağınız üzere vahiy ve elçi, fıtratından uzaklaşarak onursuzlaşan insanın onurunu kurtarmak için gönderilmiştir.

İNSANLA BERABER DOĞANIN ÖZNÜ KORUMAK İÇİN DE GÖNDERİLMİŞTİR.

İnsan; yaratıcı tarafından yeryüzüne yerleştirilen kodlarla oynamaması için –vahiyler ve elçilerle-  uyarılmıştır. Bu kodlar; yeryüzünün dengesinin sağlayan kodlardır.

Ama ne yazık ki beşerileşen insan; hayvanı sebepsiz nedenlerle katlederek, çıkarı için yeşilliği yok ederek ve denizi kirleterek bu kodlara dokunmuş ve sonunda da yeryüzünün dengesini –kendi kodlarını bozduğu gibi- bozmayı başarabilmiştir.

Ve çağırdı insanı elçi; tevhide, merhamete, adalete ve ahlaka, insana yol gösterdi vahiy; karanlıkları bir bir aydınlatarak… Ve son elçinin örnekliği ile inşa edildi saadet asrı...  Bu sayede Medine’de bir ‘kitap medeniyeti’ kuruldu. Böylelikle insan, fıtratıyla tanışarak hidayet buldu, merhamet sahibi oldu, yeryüzünde adaleti buldu. Ve bu sayede beşer olmaktan kurtuldu. Bu sayede ayaklar altına alınan onurlar bir bir kurtuldu. Beşeriyetten kurtulan insan, vahiy ve elçilerin uyarısıyla tekrar onurlandı.

YA BUGÜN CAHİLİYE DÖNEMNİNİ KİMLER İNŞA ETTİ?

Böylesi bir girişi bugünümüzü daha iyi anlamamız için yazdım. Zira dün yeryüzü müşrik ve kâfirlerin eliyle ‘cahiliye dönemini’ yaşadı.  Dün yapılan zulüm ve haksızlıklar, müşrikler ve kâfirlerce mazlumlara reva görüldü. Dün -yani nübüvvetten önce- sahnede müşrik ve kâfirler vardı ya bugün?

Bugün maalesef ‘cahiliye dönemi’ Allah’a teslim olduğunu iddia edenlerin eliyle inşa edilmektedir. Bugün yeryüzü; bizim sayemizde ‘cahiliye dönemini’ bir daha yaşamakta, ‘cahiliye dönemine’ bir daha şahitlik yapmakta...  Ve yeryüzü bugün, -yaptığımız katliamlar sayesinde- doğanın yok oluşunu yavaş yavaş izlemekte.  

Yeryüzüne merhameti, adaleti ve ahlakı getirmekle görevli olan bizler, yeryüzünde iyi bir örnek olması gereken bizler, beşeriyete karşı savaşta insan kalabilme mücadelesi veren bizler, insan onurunu korumak ve kollamakla görevli olan bizler…

Bizler İtiraf edelim ki başaramadık. Yani yeryüzü imtihanımızı iyi veremedik. Yani, Resul sonrası bir ‘kitap medeniyetini’ bir daha kuramadık.

 Zira imtihanımızı iyi verebilsek ve başarılı olabilseydik bugün:

Müslüman bir evlat, annesini boğazlayacak kadar vahşileşmezdi.

Müslüman bir anne,- bebeğini duvara çarparak- onu öldürecek kadar vahşileşmezdi.

 Müslüman bir baba, çocuklarını ve eşini bir bir kesecek kadar vahşileşmezdi.

Köpek yavrusunun bacaklarını kesecek kadar vahşileşmezdik.

Savaşta esirlerin kafalarını kesecek kadar vahşileşmezdik.

Çocukları istismarı edecek kadar vahşileşmezdik.

Rüşvetsiz işi yapamayacak kadar ahlaksızlaşmazdık.

Fakirleri hor görecek ve onları ezecek kadar kibirleşmezdik.

Çıkarlarımız uğruna türlü hilelere başvuracak kadar azgınlaşmazdık. Ve bunları -dindarlığımızın arkasına sığınarak- tüm riyakârlığımızla yapacak kadar da yüzsüzleşmezdik.

 Rahman ve rahim olan bir Râbb’in müntesipleri neden böylesine azgınlaştı ve merhametsizleşti? Bir ‘kitap medeniyetinin’ çocukları neden ‘cahiliye dönemini’ tekrar inşa etti?  ‘Güzel ahlakı tamamlamak’ için gönderilen bir elçinin ümmeti neden zalimleşti, bencilleşti ve ahlaksızlaştı? Ve bizler yeryüzünü kana bulayan ve yeryüzünde fesat çıkaran bir beşer haline bir daha geri dönüverdik?

Sorun nereden kaynaklanıyor? Vahiy neden bizi özümüze artık geri çevirmiyor? Elçinin örnekliği bizi beşeriyetten neden artık kurtaramıyor? Cahiliye dönemi ile savaşan son dinin müntesipleri yeryüzünün ‘cahiliye toplumunu’ neden kendi elleriyle inşa etti?

Bu soruları sormanın vakti gelmedi mi? İnsanların ‘deistleşmesinin’ arkasında bu nedenler yok mu? Yoksa Allah’ın kaderi diyerek topu taçamı atalım? Sizi bilmem ama bir Müslüman olarak bu hadiseler beni kahrediyor.

İslam toplumunun düştüğü böylesi bir durumun birçok sebebi olabilir lakin –kendimce tespit ettiğim- en önemli başlıklardan bir kaçı şöyle;

A-İnsani hassasiyetlerimizi diri tutmadığımız ve dini eğitim ve öğretilerde muhataplarımıza önce insan olmaları gerektiğini hatırlatmadığımız için.

B-Fıtratımızdan uzaklaştığımız için.

C-Ahlaklı olmadan dindar olmayı öncelediğimiz için.

D-Rahman ve Rahim olan bir Râbb’in kulu olduğumuzu unutarak ve merhamet duygularından yoksun kalarak zalimleştiğimiz için.

E-Bizi yaratan yaratıcıyı iyi tanımadığımız için.

F-En güzel örnek ve son elçi olan Peygamberimizin hayatını onu gönderen tarafından dinlemediğimiz için.

G-Tahkiki bir imandansa taklidi bir imanı tercih ettiğimiz için.

Son olarak;

 Gittikçe daha da beşerileşen ve vahşileşen toplumda insanlara iyiliği emreden, insanlara insan olduklarını hatırlatan, insanları kendi fıtratına davet eden ve insanları kötülüklerden alıkoyan bir topluluk olmadığımız sürece düşülen bu zilletten ve cahiliye toplumdan asla kurtulamayacağız.

 
Etiketler: VE, İNSAN!,
Yorumlar
Önemli Haberler
Ulusal Gazeteler
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

UA-55869546-1 eskort escort